KADINLARIN İŞ DÜNYASINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ

Kadınların geçmiş zaman içerisinde iş dünyasında yer alma payları ne yazık ki çok düşüktü. Genelde çalıştırıldıkları işler pasif olup yönetici vasfında pek tercih nedeni değillerdi.

Zamanla değişen şartlar ile kadınlar aktif pozisyonlarda rol almaya başladılar. Hep satış konusunda hedef olan kadınlar bu sefer kendi ihtiyaçlarını daha iyi bildikleri için ihtiyaçlar doğrultusunda pazar paylarını araştırarak doğru belirlemeler ile girişimci rolünde iş dünyasında yer edinip yükselişe geçtiler. Kadınların iş dünyasında bir çok konuya hakim olmasıyla birlikte ise ekonomi bireysel ve ticari her yönden hareketlenmiştir.

Devletin kadınlara iş kurma konusunda sağladığı imkanları ile bir çok kadın küçük ölçekli iş kurma yolunda kosgeb gibi kurumlara başvuruda bulunmaya başladılar. Evde yapılabilen işlerden olsun da, şirket kurma veya şirketlerde iyi konumlarda çalışarak büyük başarılara imza attıkları ortadadır.

Peki Kadınların çalışması iyi mi oldu kötü mü? Bu herzaman eleştirilen bir konu olmuştur.
Kadınlara sabır, direnç, sahiplenme ve azim konusunda en güzel örnek; 9 ay sabırla ve koruma güdüsüyle karınlarında taşıdığı Annelik görevinde saklıdır. Anne olsun veya olmasın bu özellik
kadına varolma sebebi olarak doğuştan verilmiş bir duygudur. Kadınların evdeki iş yapma azimleri ise erkeklerimiz tarafından
takdire şayandır. Hal böyle olunca da evde harikalar yaratan veya çocukların ve eşinin ihtiyaçlarını eksiksiz ve düzenli olarak hergün
yerine getiren çalışkan bir kadının iş hayatına neler katabileceği ise aslında nettir.

Bu gün birçok kadın bekar veya evli olmasına ragmen çalışmaktadır. Kurumsal şirketlerde, evlerinde ya da eşleriyle çalışarak ev ekonomisine katkıda bulunmakta, yaşamlarını kimseye ihtiyaç duymadan idame ettirmektedirler.
Kadınların ticaretten ziyade satış – pazarlama ve iletişim konusunda daha uzman oldukları bilinmektedir. Çünkü kadınlar kendi bakımları gibi iş hayatlarında da sundukları ürünün görünüme ve anlatımına özen göstermektedirler.
Erkekler ise paranın çevrildiği ticaret konusunda daha başarılıdırlar. Kadınların teknolojiyle olan ilişkisi ise erkeklere oranla daha iyidir.
Aile içinde kadın ve erkek birbirine destek olduğu gibi, iş hayatında da Ticaretin en büyük desteği satış- pazarlama ve iletişimdir.

Kadın ile erkek arasındaki en büyük farklardan birisi kadın öğrendiğini uygulayıcı ve öğreticidir. Erkekler ise genelde iş yaşamlarında veya dış dünyalarında olan hiçbir şeyi evlerine yansıtmazken kadınlar çocuklarına ve hayatlarına faydalı olabilecek her konuda değişiklikleri evlerine yansıtırlar.

Bir toplumun en önemli yapı taşı aile olduğuna göre; ailelerin kültürlü, çalışkan birer bireyler olmaları toplumu daha çok kalkındırır.
Kadınlarımıza iş dünyasında hak ettikleri konumları vermekte çekinilmemeli hatta küçük yerleşim bölgelerinde onlara ortamlar oluşturmak için destek olunmalıdır.

Her şeyin başı kültür, her kötü şeyin sebebi cehalettir.

Yeşim Sarıtaş