ZEKÂ VE SAYGI

Herkes saygı görmek ister peki! Saygı nedir?

Saygının Zekâ ile bağlantısı varmıdır?

 insanların çok önem verdiği bu konun sorularını Dünya Değişim Akademisi’ndeki Değişim Uzmanlarına sorduk çok etkili bilgiler edindik, bu bilgileri siz okurlarımızla paylaşmaktan büyük mutluluk duyarım.

” Zeki insan önce kendine saygı duyar ve müthiş özsaygısı sayesinde tüm evrene saygı duyar: canlı ve cansız her şeye. İşte zekâ budur! Tüm evrenin önünde saygıyla şapkanı çıkarıp baş eğmek.

Zeki olmayan insan ise, başkalarına saygı duymaz. O yalnızca işine geldiğinde itaat eder ve göstermelik saygı sergiler ama bu saygı gerçek değildir. Hatta şunu söyleyebiliriz ki, zekâsı uyanmamış insan gerçek saygının ne olduğunu bilmez bile çünkü kendisine saygısı yoktur.

Saygı ve itaat iki farklı şeydir. Bir insana saygıdan itaat edebilirsin ama itaat  her zaman saygı içermez. Saygıdan değil, zorunda olduğun için de itaat edebilirsin. Bu mecburi itaat çok da sağlıklı bir durum değildir ve kişiliği zedeler.

Saygı, herhangi bir ilişki içinde uygun bir davranış tarzını ve tutumu benimsemektir. Saygı; iletişim kurulan bireylerin hak, değer, inanç ve her türlü özelliğini göz önünde tutarak bunlara önyargısız yaklaşmak demektir.

Değeri dolayısıyla bir kimseye karşı özenli, dikkatli ve ölçülü davranmaya sebep olan hürmet duygusu saygıdır. İtaat ise, söz dinlemek, boyun eğmek ve emre uymak demektir. saygıdan olan itaat tekâmüle, mecburi itaat ise, çöküşe neden olur.

Meyve veren ağaç insanın önünde saygıyla eğilir ve meyvelerini sunar. Deniz dalgaları itaatkârcasına insanın ayaklarını okşar ve saygıyla içine alır. Güneş saygıyla ışığını; bulutlar ise saygıyla yağmurunu sunar.”

Değişim Uzmanı

Şirvan Yücel