Gönül Köprüsü Dergisi 26. Sayının Önsözü

Sevgili gönül dostları,
Yine bir Ramazan Bayramını daha birlikte idrak ediyoruz.
Bayramlar, insanların kendi nefislerinin muhasebesini
yaptığı, hatalarını gözden geçirdiği, adeta kendilerini ruhen yenilediği zaman dilimleridir.
Yine bayramlar; küskünlüklerin sona erdiği, barış ikliminin hakim olduğu anlardır.
Bu sebeple, insanlar arasındaki olumlu münasebetlerin, diyalogların ve iletişim kurabilmenin tam da zamanıdır Bayramlar.
İnsanlar için geçerli olan bu bahar havasının, teşkilatlar ve kurumlar için de geçerli olduğunu düşünüyorum.
Özellikle dernekler, federasyonlar için.
Bu konu ile ilgili olarak, İstanbul’da ki gurbetçi derneklerini gündeme getirmek istiyorum.
İstanbul’da Samsun dernekleri arasında bir kopukluk, hoşnutsuzluk, birbirlerinin çalışmalarını hazmedememek gibi bir dağınıklık ve karşıtlık hissediyorum.
Bu da beni çok üzüyor.
Neden Samsunlular da, diğer iller gibi birlik ve beraberlik içerisinde olmasınlar.
Dernekleri kişisel kaprislere ve egolara kurban etmemek gerekir.
O yapılar kimsenin şahsi malı değil, hemşehrilerin ortak kurumlarıdır.
Eğer bir dernek, diğerinin çalışmalarını engellemeye çalışırsa, ya da bazı kişiler yönetimin
çalışmasına sekte vurmaya kalkarsa, diğerleri de, onu engeller.
İki taraf da zararla otururlar.
Herkes dernek yönetiminin çalışmalarını desteklerse, ortaya bir başarı çıkar. Herkes de kazançlı olur.
Yarın yeni kişiler yönetime geldiğinde, diğerleri de onları destekler. İki taraf da kazançlı çıkar. Üyeler de mutlu olur.
Bunu yapmak varken, neden kavga, neden hır-gür?
Seçim yapılır, kim kazandıysa, o hepimizin başkanıdır.
Bize düşen onun başarısı için çalışmaktır.
Dernekler federasyonları, federasyonlar da konfederasyonu oluşturuyor.
Bu yapıların birbirleriyle koordineli çalışması gerekmez mı?
Aynı akşamda, bir kaç farklı yerde iftar programı düzenlemek nedir arkadaş!
Belki vatandaş ikisine de katılmak istiyor.
Aynı gün, aynı saatte iki ayrı şenlik, şölen olur mu?
Üyelere, ona gitme. buna git denir mı? Bu tür bir anlayışın başarılı olabilmesi mümkün müdür?
Birbirimize saygı, başarılı olmanın en önemli şartıdır.
Diğer iller bu diyaloğu şöyle kuruyor.
Dernekler, bağlı bulundukları federasyonlarla istişare içerisinde program ve hizmetlerini yürütüyor.
Federasyonlar da Konfederasyonlarla istişare
içerisinde program yapıyor.
Çatışma, çakışma yaşanmıyor. Bir yığın dedikoduya yer kalmıyor
Gönül birlikteliği sağlanmış oluyor.
Yapılan faaliyetlerde de, coşku, birlik ve beraberlik hakim oluyor. Gümbür gümbür programlar yapılıyor.
Malatyalılara bakın, Erzurumlulara, Bayburtlulara bakın. Sivaslılara bakın.
Saygıdeğer Dernek, Federasyon ve Konfederasyon yöneticileri!
Lütfen Samsunlu hemşehrilerinizi üzmeyin.
Bu duygular içerisinde tüm gönül dostlarımın ve hemşehrilerimin, ayrıca Alem-i İslam‘ın bayramını kutluyor, iki cihan saadeti diliyorum…

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: