İnsaf ile düşünelim

Yeni şafak gazetesinin haberine göre

Barzani Yahudisi Pkk ile anlaştı….

Şimdi insaf ile düşünelim.

Sadece siyasi menfaat kaygısıyla tüm muhalefeti pkk yanlısı yaparak gece gündüz söven ak partili kardeşlerime soruyorum.

Bu Barzani Yahudisini Parti kongresine davet ederek” Türkiye seninle gurur duyuyor” diye slogan atanlar,

Bu itin çapulcu ordusunu Türkiye topraklarından konvoy halinde alkışlayarak Kobani’ye geçmesine imkan tanıyanlar,

Buna Türkiye dostu diyenler, kardeşim diyenler,2 milyar dolar “silahlı köpeklerine maaş olarak dağıtsın” diye verenler, Türkiye de ticaret yapmasına imkan sağlayanlar…..

Ak Parti ‘de icrayı siyaset eylerken ,

Tüm muhalefeti pkk yanlısı olarak suçlamak,

İnsaf ile,iman ile, iz ‘an ile bağdaşır mi?

Ahirete inanan, Allah a hesap vereceğini düşünen imanlı kardeşlerimi Allah rızası için nefis muhasebesi yapmaya çağırıyorum.

Bu açıklamama;

Gerçek ak partili olmadığı halde ,ticaret.. makam mevki kapmak için akp li geçinen vicdansız ve iz’ansizlarin “akp düşmanlığı yapıyor” diyerek yorumlara başlayacağını biliyorum.

Şunu bilin ki ben muhalefetten çok, cumhur ittifakına yakınım.

Ama muhalefeti de düşman olarak görmüyorum.

Hain olarak görmüyorum.

Onlar da bizim gibi bu ülkenin vatandaşları.

Bizi, önümüzdeki yıllarda omuz omuza emperyalistlere karşı savasacağimiz günler bekliyor.

Bu savaştan galip çıkmanın tek şartı iktidarla muhalefetin birbirini kardeş gibi görüp kucaklaşmasıdır.

Aksi takdirde iki tarafın sonu da hüsrandır.

Günübirlik siyasi hesaplar uğruna birbirimize saldırmayı…

Birbirimizle savaşmayı terk edelim.

Birbirimizi kafirlikle, hainlikle suçlamayı bırakalım.

Muhalefete gelince;

Kardeşim , iktidarın her yaptığına “tu- kaka” demek zorunda mısınız.

Zaman zaman iktidarın, memleket  hayrına yapmış olduğu olumlu icraatları takdir  etmek çok mu zor?

Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki bu hükümet sonuçta Türkiye’nin hükümeti.

Uluslararası arenada, muhalefet olarak daima iktidarın arkasında durmak gerekir. Destek vermek icap eder.

İktidar, uluslararası ilişkilerde, bazen siyasi  taktikler uygulayabilir. İlk bakışta bize ters gelen durumlarla karşılaşabiliriz. Bunları hemen, sonucunu beklemeden, ortada ki iyi niyeti hesaplamadan, hükümeti “hainlikle” suçlamanın kime ne faydası var?

Muhalefetin de en az iktidar kadar ülkenin sorumluluğunu müdrik olması gerekmez mi?

Biz 80 li yılların kuşağı, solcularla birbirimizi “hain” olarak suçlayıp savaşıyorduk.

Biz gözümüzü açtık…

Kendimizi hücrelerde kucak kucağa yatarken gördük.

Birbirimizin işkencelerde oluşan kan lekelerini temizlerken bulduk.

Ama ,vurun! Diyenlere bi şey olmadı..

Bu gidişle devam edersek öyle bir felakete sürükleneceğiz ki…Allah korusun, dönüşü ve telafisi olmayacak.

Iraklı ve suriyeli ler,en azından Türkiye deki kamplarda ve çöplüklerde bir araya gelebiliyorlar.

Bizim o imkanımız da olmayacak.

Akif ‘in dediği gibi;

“Son ders-i felaket neye mal oldu bir bilsen,

Beynin, yaş yaş gibi eriyip damlardı gözünden.

Zîra yeni bir sadmeye dayanılmaz.

Zîra bu sefer uyku ölümdür, uyanılmaz.